
Suriye hükümeti ile PKK bağlantılı Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Salı günü geç saatlerde, 20 Ocak’ta yeni bir dört günlük ateşkes ilan etti. Bu ateşkes, ilk kez 10 Mart 2025’te ortaya konan entegrasyon planına uyulması için SDG’ye verilen son süreyi oluşturuyor. Şam’daki yetkililer, bu ateşkesin, defalarca imzalanan, ertelenen ya da reddedilen ve yaklaşık 10 aydır tıkanmış anlaşmaların ardından askeri bir çözüme gidilmesini önlemek için son fırsat olduğunu söylüyor.
Ateşkes, Haseke genelinde çatışmaların yoğunlaşmasından saatler sonra ve Suriye makamlarının SDG’nin uygulamadığını söylediği bu ayki iki önceki anlaşmanın çökmesinin ardından geldi. Suriye Cumhurbaşkanlığı, dört günlük sürenin SDG’ye, askeri, güvenlik ve sivil kurumların Suriye devletine entegrasyonuna ilişkin ayrıntılı bir plan üzerinde kendi iç istişarelerini yapma imkânı tanımak amacıyla verildiğini açıkladı. Yetkililer, bu sürede bir plan ortaya çıkmaması halinde devlet kontrolünü yeniden tesis etmek için güç kullanılacağı uyarısında bulundu.
Mart ayından bu yana müzakereler, SDG’nin Suriye ordusu ve İçişleri Bakanlığı bünyesine dahil edilmesi, sınır kapıları ile tutuklama merkezlerinin devredilmesi ve kuzeydoğuda devlet otoritesinin yeniden sağlanması konularına odaklandı. Suriyeli yetkililer, bu taahhütlerin büyük ölçüde yerine getirilmediğini ifade ediyor.
Krizde Tutuklama Merkezleri Odakta
Son tırmanış, binlerce IŞİD şüphelisinin tutulduğu gözaltı merkezleri ve ailelerinin barındığı kamplara uluslararası dikkati yeniden çekti. Salı günü Suriye makamları, Haseke’nin kuzeydoğusundaki Hol Kampı’ndan SDG milislerünin çekildiğini, bunun kaosa yol açtığını ve tutukluların kaçmasına imkân sağladığını açıkladı.
Hol Kampı’nda, yerinden edilmiş kamplardan sorumlu Kürt yetkili Şeyhmus Ahmed’in AP’ye verdiği bilgilere göre yaklaşık 24 bin kişi bulunuyor. Ahmed, bunların yaklaşık 14 bin 500’ünün Suriyeli, yaklaşık 3 bininin Iraklı ve yaklaşık 6 bin 500’ünün ise diğer uyruklardan olduğunu ve yüksek güvenlikli bir bölümde tutulduklarını söyledi.
Savunma Bakanlığı, Hol ve tüm IŞİD hapishanelerinin kontrolünü devralmaya hazır olduğunu belirterek, tutukluların siyasi pazarlık unsuru olarak kullanılmasını reddettiğini açıkladı. İçişleri Bakan Yardımcısı Tümgeneral Abdulkadir Tahhan, ordunun bölgeyi güvence altına almasının ardından SDG’nin mevzilerinden çekilmesiyle birlikte İçişleri Bakanlığı güçlerinin derhal Hol Kampı’na girdiğini söyledi. Tahhan, tutukluların ya da ailelerinin serbest bırakıldığına dair haberleri yalanladı ve kamp sakinlerinin durumlarının yürürlükteki Suriye yasaları çerçevesinde inceleneceğini belirtti.
Dört Günlük Süre ve Uluslararası Baskı
Son mutabakata göre, bir anlaşmaya varılması halinde Suriye güçleri Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerinin dışında kalacak. Cumhurbaşkanlığı, SDG komutanı Mazlum Abdi’nin, savunma bakan yardımcılığı ve Haseke valiliği dahil olmak üzere üst düzey görevler için adaylar ve parlamentoya temsilciler önerebileceğini açıkladı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Salı günü yaptığı açıklamada SDG’ye entegrasyon sürecini ilerletme çağrısında bulunarak, grubun “birincil IŞİD’le mücadele gücü” rolünün büyük ölçüde sona erdiğini, Şam’ın artık güvenlik sorumluluklarını devralabilecek konumda olduğunu söyledi.
SDG, saldırıya uğramadığı sürece ateşkese bağlı kalacağını belirtirken, üst düzey yetkili İlham Ahmed önceki ihlallerden hükümeti sorumlu tuttu ve diyaloğun sürdürülmesi çağrısı yaptı. Ancak Suriyeli yetkililer, Mart ayından bu yana yaşananların sürekli bir uyumsuzluk örüntüsü gösterdiğini savunuyor.
Uygulama Zorlukları ve Geçmişteki Başarısızlıklar
Gözlemciler, hem Suriye hükümetinin hem de uluslararası aktörlerin SDG’ye karşı son derece sabırlı davrandığını belirtiyor. Kuzeydoğu Suriye üzerine çalışan gazeteci ve bağımsız araştırmacı Rena Netjes, Levant24’e yaptığı açıklamada, “Temel sorun her zaman uygulama oldu” dedi. “SDG kâğıt üzerinde iyi görünen birçok anlaşma imzaladı ama bunlar hiçbir zaman hayata geçirilmedi. Sadece 2019’daki çocuk asker alımını durdurmaya yönelik BM anlaşması görmezden gelinmekle kalmadı, son yıllarda çocuk kaçırma vakaları da arttı.”
Netjes, SDG’nin Aralık ayında Suriye ordusuna entegrasyon için sunduğu listelerde, insan hakları ihlalleriyle bilinen çok sayıda eski rejim subayının yer aldığını ve Şam’ın bunu reddettiğini ekledi. Grup ayrıca 10 Mart anlaşmasını uygulamak için birçok kez süre uzatımı talep etti, ancak nihayetinde kendilerine yalnızca ocak ortasına kadar süre verildi.
“Anlaşmanın en azından bir kısmını uygulamak için sekiz ayları vardı ama neredeyse hiçbir şey yapılmadı. Askeri baskı olmadan gerçek bir uzlaşmanın asla hayata geçirilemeyeceğine inanıyorum” dedi.
SANA’nın aktardığı bir açıklamada Savunma Bakanlığı, dört günlük sürenin karşılanmaması halinde askeri bir çözüm dışında alternatif kalmayacağı uyarısında bulundu ve ordunun önceliğinin IŞİD’le mücadele ve istikrarın yeniden sağlanması olduğunu vurguladı. Süre daralırken, kuzeydoğu Suriye’nin kaderinin, aylarca süren gecikmelerin ardından SDG’nin somut adımlar atıp atamayacağına bağlı olduğu görülüyor. Şam’a göre ise sabır neredeyse tükenmiş durumda.

