
Bu hafta Halep’te yaşanan gelişmeler, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 10 Mart ve 1 Nisan’da varılan anlaşmaların ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Sivil bölgeleri hedef alan yeni şiddet olayları yaşandı. SANA’ya göre, SDG tarafından fırlatılan insansız hava araçlarının Halep’teki mahallelere düşmesi sonucu dört sivil yaralandı. Suriye güvenlik makamları, İHA’ların yerleşim alanlarını ve kamu tesislerini hedef aldığını, bunun da yeni bir tırmanma aşaması olduğunu belirtti.
Halep Sağlık Müdürlüğü, salı gününden cumartesi günü saat 17.00’ye kadar SDG’nin yerleşim mahallelerine yönelik saldırılarında dört kadın ve bir çocuk dahil 23 sivilin hayatını kaybettiğini, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 104 sivilin yaralandığını, çok sayıda yaralının durumunun kritik olduğunu bildirdi.
SANA’nın aktardığı bir açıklamada, Suriye güvenlik komutanlığı, SDG’nin şehirde İran yapımı 10’dan fazla intihar İHA’sı kullandığını, bunun da yaralanmalara ve maddi hasara yol açtığını söyledi. Komutanlık, Suriye ordusu birliklerinin İHA fırlatma noktalarını vurarak ve SDG mevzilerindeki ağır araçları imha ederek karşılık verdiğini, bunun ilk ve orantılı bir yanıt olduğunu ifade etti.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde bir İHA, basın toplantısı sona ererken Halep Valiliği binasına isabet etti. Saldırı maddi hasara yol açtı ancak yaralanan olmadı. Halep Medya Müdürlüğü olayı kınayarak, saldırının yetkilileri yıldırmayı ve medyayı susturmayı amaçladığını belirtti.
Deyir Hafir’den Su Kesintisi Baskıyı Artırıyor
Hava saldırılarının ötesinde, Suriye makamları SDG’yi Halep’in doğu kırsalındaki hayati sivil altyapıyı hedef almakla suçladı. SDG bağlantılı güçlerin, Deyir Hafir bölgesindeki Babiri su pompa istasyonundaki çalışmaları durdurduğu ve Halep’in ana su kaynağını kestiği bildirildi.
Suriye Enerji Bakanlığı, su pompalamanın tesisi kontrol eden SDG personelinin doğrudan talimatlarıyla durdurulduğunu açıkladı. Bakanlık, Babiri’nin Halep kenti ve çevresinin ana içme suyu kaynağı olduğunu belirterek, kesintinin sivillere ve temel hizmetlere doğrudan zarar verdiği uyarısında bulundu. Halep Valisi Azzam el-Garib, operasyonların zorla durdurulmasını kınayarak bunun uluslararası hukukun ağır bir ihlali ve insanlığa karşı bir suç olduğunu söyledi.
Suriye makamları ayrıca, İran yapımı İHA’ların aynı bölgeden Halep mahalleleri ve hükümet binalarına fırlatıldığına dair bilgiler üzerine, Deyir Hafir ve çevresinde yaşayanlara dikkatli olmaları yönünde güvenlik uyarısı yayımladı.
Düzeni Yeniden Sağlamaya Yönelik Hükümet Adımları
Suriye makamları, Şeyh Maksud ve el-Eşrefiyye mahallelerindeki güvenlik operasyonlarının, güvenlik düzenlemelerinin tekrar tekrar ihlal edilmesinin ardından kamu düzenini yeniden sağlamaya odaklandığını belirtti. Dışişleri Bakanlığı, 7 ve 8 Ocak’ta mahallelerin içinden gerçekleştirilen ve sivil kayıplara yol açan silahlı saldırıların ardından sınırlı bir kolluk operasyonu yürütüldüğünü açıkladı.
Garib, düzenlediği basın toplantısında hayatın el-Eşrefiyye ve Beni Zeyd’de yeniden başlamaya başladığını, Şeyh Maksud’da da kademeli olarak normale döneceğini söyledi. Yetkililerin, geri dönüşleri yönetmek ve 155 binden fazla yerinden edilmiş kişiye yardımcı olmak için merkezi bir müdahale komitesi oluşturduğunu belirtti. “Kimseye karşı intikam alma niyetimiz yoktur ve suç işleyenler hukuk çerçevesinde hesap verecektir,” dedi.
İçişleri Bakanlığı, Şeyh Maksud’da sivil evlere ve araçlara yerleştirilen bubi tuzaklarının söküldüğünü, mühendislik ekiplerinin patlayıcı kalıntılarını temizleme çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
Siviller Üzerindeki Etki ve Çelişkili İddialar
Mahalle sakinleri, çatışmalar sırasında günlerce süren korku ve yokluk yaşadıklarını anlattı. Siviller, yerel medya kuruluşlarına yiyecek ve ilaç temin etmekte zorlandıklarını, topçu ateşi ve İHA faaliyetleri nedeniyle evlerinden çıkmaya korktuklarını söyledi. Vali Yardımcısı Ali Hanura, yetkililerin aileleri ısıtma, gıda ve tıbbi bakım sağlanan barınaklara tahliye ettiğini ve kimsenin zorla yerinden edilmediğini vurguladı.
Suriye askeri yetkilileri, SDG mensuplarının Yasin Hastanesi’nde teslim olmasının ardından operasyonların durdurulduğunu duyururken, SDG ateşkes olmadığını öne sürerek hükümet güçlerini bombardımana devam etmekle suçladı. Devlet yetkilileri bu iddiaları reddetti.
Uluslararası Tepkiler ve ABD’nin Tutumu
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Halep’teki şiddetin SDG’nin devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören Mart anlaşmasıyla çeliştiği uyarısında bulundu. Şam’daki temaslarının ardından Barrack, itidal ve yeniden diyalog çağrısı yaparak, ABD’nin Suriye’nin birliğini ve tek bir ulusal orduyu desteklediğini söyledi. Washington’un, Suriye’nin siyasi geçiş sürecini ilerletmesine fırsat vermek amacıyla yaptırımları kaldırdığını ifade etti.
Aynı zamanda, SDG bağlantılı protestocular Haseke’deki ABD öncülüğündeki koalisyon üssü önünde toplanarak, Amerikan desteğinin kesildiğini düşündüklerini ifade eden tepkiler gösterdi. Bu durum, Halep’teki gelişmeler etrafında artan gerilimi gözler önüne serdi.

