
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara gelecek ay New York’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu’nda (UNGA) bir konuşma yapacak. Bu, 1967’den bu yana bir Suriye devlet başkanının yıllık oturuma ilk katılımı olacak. Pazartesi günü Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın Agence France-Presse’e yaptığı açıklamayla duyurulan bu gelişme, Şam’ın on yılı aşkın diplomatik yalnızlığın ardından uluslararası arenada yeniden kendini göstermeye çalıştığını ortaya koyuyor.
22-30 Eylül tarihleri arasında yapılacak 80. Genel Kurul, dünya liderlerini bir araya getirecek. Bakanlık yetkilisi, Şara’nın katılımını “Suriye’ye yönelik tutumların düzeltilmesinin önemli göstergelerinden biri; gerek Suriye’nin politikaları gerekse diğer devletlerin Suriye’ye yönelik politikaları açısından” diye niteledi.
Diplomatik Açılım ve Değişen İlişkiler
Şara’nın ziyareti, Suriye’nin dış ilişkilerinde yeniden ayarlama sinyali veren bir dizi üst düzey temasın ardından geliyor. Mayıs ayında Suudi Arabistan’da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşen Şara, ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e gitmişti. Bu adımlar, Şam’daki geçiş otoritesinin artan tanınırlığının işareti olarak görülüyor. Hükümet ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle de temas kurarken, son dönemde Amerikan yaptırımlarının hafifletilmesinden yararlanıyor.
Analistlere göre bu diplomatik atılım, yalnızca Suriye’nin meşruiyetini yeniden inşa etmeyi değil, aynı zamanda yeniden yapılanma ve uzlaşmaya dair daha geniş bir vizyon çizmeyi de hedefliyor. Şara, Al Majalla dergisine verdiği röportajda, “Hiç şüphe yok ki bu ziyaret, Suriye’deki dönüşümün önde gelen başlıklarından biridir” dedi.
İsrail ve Bölgesel Gerilimler Konusunda Tutum
Şara’nın BM konuşmasında özellikle İsrail’e, işgal altındaki Golan Tepeleri’ne ve İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askeri faaliyetlerine değinmesi bekleniyor. Al Majalla’ya konuşan Şara, Suriye’nin İbrahim Anlaşmalarına katılma ihtimalini reddederek, Suriye’nin durumunun toprak anlaşmazlığı olmayan ülkelerden farklı olduğunu vurguladı. “Bizim işgal altındaki Golan Tepeleri’miz var” diyen Şara, önceliğinin “1974 ayrışma anlaşmasına veya benzeri bir düzenlemeye dönmek, uluslararası denetim altında Suriye’nin güneyindeki güvenlik durumunu kontrol etmek” olduğunu belirtti.
İsrail’in Suriye’nin bölünmesine yönelik önerilerinin ise baskı amaçlı olduğunu, fakat ülkenin parçalanmasına yönelik uzun süredir var olan direniş nedeniyle bunun gerçekçi olmadığını savundu. “Suriye’yi bölmeyi amaçlayan herhangi bir politika başarısız olacaktır” dedi.
Birleşik Suriye Vizyonu
Şara ayrıca İsrail destekli Suveyda’daki gruplar ve kuzeydoğudaki PKK öncülüğündeki proje dahil ayrılıkçı hareketlere dair endişelere de değindi. SDG ile diyalog ve adem-i merkeziyet tartışmalarının devam ettiğini vurgulayan Şara, Suriye’nin geleceğinin parçalanmada değil birlik içinde olduğunu belirtti. “Stratejimiz sıfır sorun ve farklılıkları çözmektir” diyerek kapsayıcı bir devlet vizyonunun altını çizdi.
ABD aracılığıyla yürütülen Suriye-İsrail görüşmeleri henüz erken aşamada olsa da, Şara’nın BM kürsüsünden gerilimi azaltma çağrısı yapması ve uluslararası destek talep etmesi bekleniyor. Yarım yüzyıldan uzun bir aradan sonra bir Suriye Cumhurbaşkanının New York’ta bulunacak olması, Şam’ın küresel sahneye dönüşünde dönüm noktası olarak görülüyor.