
Pazar günü Haseke kırsalındaki Areşa kampından yüzlerce yerinden edilmiş Suriyeli ayrıldı. Bu dönüş, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından koordine edilen 13. organize dönüş oldu. Komiserlik, 546 aileden oluşan toplam 2.757 kişinin Deyrizor, Şam, Humus ve Hama gibi bölgelere döndüğünü bildirdi (Aşark Suriye’ye göre).
BMMYK yetkilileri dönüşlerin gönüllü olduğunu, hukuki hizmetler, farkındalık oturumları ve lojistik destekle desteklendiğini belirtti. Kurum, “Koordinasyonumuz, yerinden edilmiş Suriyelilerin onurlu ve güvenli bir şekilde geri dönebilmelerini sağlamayı amaçlıyor” açıklamasını yaptı.
SDG KONTROLÜNDEKİ KAMPLARDA KISITLAMALAR DEVAM EDİYOR
Özerk Yönetim tarafından işletilen kamp, kurulduğundan bu yana binlerce kişiyi barındırıyor. Son aylarda nüfus yaklaşık 14 binden 11 bine düşse de birçok aile “güvenlik kısıtlamaları” nedeniyle ayrılamıyor. Haziran ayında 51 aile Deyrizor ve kırsalına doğru 12. dönüş kapsamında kamptan ayrıldı. Aynı ay 41 aile ise kötü şöhretli Hol kampından “Umut Konvoyu” kapsamında çıkış yaptı. Areşa kampı eşbaşkanı Selva Caco, Kuzey Basın’a yaptığı açıklamada, sonraki aşamalarda daha fazla ailenin ayrılmak için kayıt yaptırdığını söyledi. Ancak Haseke’de SDG kontrolündeki kamplar, çoğu zaman mülteci kampından çok gözaltı merkezini andıran “farklı güvenlik ve idari koşullarıyla” dikkat çekiyor.
SUVEYDA’DA ZORUNLU GÖÇ DEVAM EDİYOR
Bazı yerinden edilmiş Suriyeliler evlerine dönerken, bazıları da yerinden edilmeye devam ediyor. Suriye Sivil Savunması, 25 ve 26 Ağustos tarihlerinde Busra eş-Şam insani geçiş noktasından 143 ailenin (535 kişi) Suveyda’dan ayrıldığını belgeledi. Savunma ekipleri, güvenlik arayışıyla yola çıkan ailelere destek sağladı. Yerel raporlar, Dürzi milislerinin Hikmet el-Hicri ile bağlantılı olduğuna inanılan baskıları sonucu Suveyda’da Bedevî sivillerin zorla yerlerinden edildiğini aktarıyor. Hak savunucuları, kırsal bölgelerde yaşayan bu azınlıkların evlerini terk etmeye zorlandığını, bunun da yıllardır süren yerinden edilme döngüsünü daha da ağırlaştırdığını belirtiyor.
YARDIM KONVOYLARI SÜRÜYOR
Buna karşılık insani yardım kuruluşları bölgede faaliyetlerini artırdı. Suriye Arap Kızılayı (SARC), Temmuz ayından bu yana Suveyda’ya Dünya Gıda Programı (WFP) destekli gıda yardımı içeren 17 yardım konvoyu gönderildiğini duyurdu. SARC İletişim Sorumlusu Ömer el-Maliki, örgütün Suveyda, Dera ve Şam kırsalındaki yerel ihtiyaçlara göre yardım faaliyetlerini uyarladığını belirtti.
Buna rağmen yardım kuruluşları, gönüllü ya da zorunlu göçün toplumları sarsmaya devam ettiği konusunda uyarıyor. Sivil Savunma, yalnızca Ağustos ayında onlarca ailenin Suveyda’dan ayrıldığını, bazılarının ise kırılgan koşullar altında kente geri döndüğünü bildirdi.
Kuzeydoğudaki kısıtlamalar ve güneydeki yerel göç hareketleriyle birlikte, insani yetkililer Suriye’deki ülke içinde yerinden edilmiş nüfusun hâlâ savunmasız olduğunu vurguluyor. BMMYK, kalıcı çözümlerin yalnızca organize dönüşlerle değil, zorla tahliyelere karşı korunmayla ve toparlanma çabalarına sürekli yatırımla mümkün olabileceğini belirtiyor.