
Başkan Donald Trump, 2019’dan bu yana Suriye’ye uygulanan en kapsamlı ABD yaptırımlarını sona erdiren Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası’nın nihai yürürlükten kaldırılmasını yasalaştırdı. Yürürlükten kaldırma kararı, Kongre’nin her iki kanadı tarafından bu ay onaylanan 2026 Savunma Bakanlığı bütçesi kapsamında yer aldı ve Reuters ile SANA’ya göre Başkan’ın 19 Aralık Cuma günü attığı imzayla birlikte derhal yürürlüğe girdi.
Sezar Yasası, Trump’ın ilk döneminde 2019’da Kongre tarafından kabul edilmiş ve belgelenmiş insan hakları ihlalleri nedeniyle Beşşar Esed’in eski rejimini ve müttefiklerini hedef almıştı. Adını, rejimden ayrılarak işkence görmüş tutuklulara ait görüntüleri dışarı sızdıran Suriyeli bir askeri fotoğrafçının kullandığı takma addan alan yasa; Esed rejiminin enerji, havacılık, finans ve yeniden inşa sektörleriyle bağlantılı yabancı hükümetlere, şirketlere ve bireylere ikincil yaptırımlar öngörüyordu. FBI, 2014’te ABD’li yasa yapıcılara sunulan bu görüntülerin gerçekliğini doğrulamıştı.
ABD’li yetkililer tarafından “koşulsuz” olarak nitelendirilen yürürlükten kaldırma kararı, yaptırımların otomatik olarak yeniden uygulanması tehdidini ortadan kaldırıyor. Bununla birlikte savunma yasası, Beyaz Saray’ın her dört yılda bir Kongre’ye, Suriye hükümetinin terörle mücadeleyi sürdürüp sürdürmediği, uyuşturucu kaçakçılığını engelleyip engellemediği, azınlıkları koruyup korumadığı ve bölgesel barışı destekleyip desteklemediğine dair rapor sunmasını şart koşuyor. Arka arkaya iki raporun olumsuz olması halinde, Başkan ihracat kısıtlamaları hariç tutularak bireylere yönelik hedefli yaptırımları değerlendirebilecek.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Şam yönetimi kararı memnuniyetle karşıladı ve bunu ekonomik toparlanma yolunda “kritik bir adım” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanlığı medya danışmanı Ahmed Zeydan, X platformunda yaptığı açıklamada, yıllar süren ekonomik izolasyonun ardından Suriye’nin artık yatırım çekebilecek bir konumda olduğunu söyledi.
Bölgesel müttefikler de bu görüşü paylaştı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, yürürlükten kaldırma kararının istikrarı, yeniden inşayı ve mülteci dönüşlerini desteklediğini belirtti. Ürdün Dışişleri Bakanlığı ise bunu bölgesel güvenlik ve toparlanma açısından önemli bir adım olarak tanımladı. Her iki ülke de kararda Trump’ın rolünü övdü.
Washington’da Temsilci Joe Wilson ve Senatör Jeanne Shaheen, yürürlükten kaldırmayı “tarihi bir an” ve nesilde bir kez karşılaşılabilecek bir fırsat olarak değerlendirdi. Ortak bir video mesajında, Esed rejimini tecrit etmeyi amaçlayan yaptırımların rejimin düşüşünden sonra yeniden inşanın önünde bir engel haline geldiğini söylediler ve aşırıcılıkla mücadele ile istikrarın sağlanması için ekonomik büyümenin artık hayati olduğunu savundular.
Mülteciler ve Yeniden İnşa Açısından Sonuçlar
Uluslararası kuruluşlar, zorluklar devam etse de, yürürlükten kaldırma kararını toparlanma için potansiyel bir itici güç olarak görüyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Lübnan temsilcisi Karolina Lindholm Billing, AP’ye yaptığı açıklamada bu adımın mülteci dönüşlerini teşvik edebileceğini ve yatırımların önünü açabileceğini söyledi. Esed’in Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana yaklaşık 400 bin Suriyeli mülteci Lübnan’dan geri döndü; ancak aralarında kuruma kayıtlı 636 bin kişinin de bulunduğu yaklaşık bir milyon kişi hâlâ ülkede bulunuyor.
Ajansa göre, komşu ülkelerden bir milyondan fazla mülteci geri döndü ve ülke içinde yerinden edilmiş yaklaşık iki milyon Suriyeli de evlerine döndü. Geri dönen ailelere aile başına 600 dolar veriliyor; ancak birçoğu yıkılmış konutlar ve sınırlı iş imkânlarıyla karşı karşıya.
Dünya Bankası, Suriye’nin yeniden inşa maliyetini 216 milyar dolar olarak tahmin ediyor. Billing, mevcut yardımların ihtiyaçlara kıyasla mütevazı kaldığını belirterek, büyük ölçekli yatırım ve istihdam yaratılmadığı takdirde dönüşlerin sürdürülebilir olmayabileceği uyarısında bulundu. Bağışçılar bir sonraki adımları tartışırken, bu karar önemli bir hukuki engeli ortadan kaldırıyor; ancak Suriye’nin toparlanması güvenlik, yönetişim ve sürekli uluslararası angajmana bağlı olacak.

