
Eğitim Bakanı Muhammed Turko, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve devlet okullarında Kürtçe eğitiminin onaylanmasına ilişkin kararnameyi teyit ederek, bunun Suriye’de vatandaşlık değerlerini güçlendirme yolunda niteliksel bir adım olduğunu belirtti. Uygulamanın derhal başlayacağını kaydetti.
Kararname, Çeşitlilik Yoluyla Birliği Teyit Ediyor
Turko, 2026 tarihli 13 No’lu Kararnamenin, “köklü tarihi ve medeniyet misyonuyla Suriye’nin halkının çeşitliliği üzerine kurulu olduğunu ve birliğinin, kimseyi dışlamayan ve hiçbir bileşeni marjinalleştirmeyen kapsayıcı bir ulusal çerçeve içinde kültürel ve dilsel kimliklere saygı gösterilmesiyle güçlendiğini yeniden teyit ettiğini” söyledi.
Devlet okullarında Kürtçe öğretiminin onaylanmasının, “eşit yaşamın pekiştirilmesi, Suriye ulusal dokusunun ayrılmaz bir parçası olan Kürt vatandaşların kültürel haklarının korunması ve kültürel çeşitliliğin toplumsal ve medeniyet açısından bir zenginlik kaynağı olarak muhafaza edilmesi yönünde somut bir adım” teşkil ettiğini açıkladı.
Turko, kararnameyle devletin ayrımcılık olmaksızın eğitim ve kültürel haklara açık bağlılığının yansıtıldığını vurgulayarak, Eğitim Bakanlığının hızlı ve etkili uygulamayı sağlamak için derhal yürütme talimatları ve düzenleyici kararlar hazırlamaya başlayacağını ekledi.
Ulusal Birliğin Temel Kuluçkası Olarak Okullar
Turko, “Suriye okulunun toplumsal birliğin temel kuluçkası olmayı sürdüreceğine inanıyoruz” dedi. “Eğitim; anlayışı geliştiren, ulusal aidiyeti derinleştiren ve kimliğine güvenen, çeşitliliğiyle gurur duyan, vatanının toprak ve halk birliğine bağlı nesiller yetiştiren en samimi köprüdür.”
Bir Kürt Baba Kararı Memnuniyetle Karşıladı
Kararnameye tepki olarak, Kamışlı’dan 45 yaşındaki Kürt vatandaşı ve iki çocuk babası Halid Kallo, Levant 24’e yaptığı açıklamada, “Bu kararname, Kürtçe anadilimin öğretilmesini kolaylaştıracağı ve önceki rejim döneminde yasaklanmışken çocukların Kürtçe eğitim almasına imkân tanıyacağı için memnunum” dedi.
Kallo, kararın geç geldiğini kabul etmekle birlikte anlamlı olduğunu ifade etti. “Bu, mevcut liderliğin Suriye’nin çeşitli toplumsal dokusunu koruma yönelimini yansıtıyor. Olumlu ve birleştirici bir adımdır ve Öz Yönetim ya da SDG’nin hükümeti ayrımcılıkla suçlaması için hiçbir gerekçe bırakmıyor. Bugün Kürt ve Arap toplumları, Suriye halkı arasında herhangi bir ayrım olmaksızın eşit eğitim haklarından yararlanıyor.”
Engel Değil, Köprü Olarak Eğitim
Kararname, okulların dışlama değil aidiyet, ayrımcılık değil adalet mekânları olma rolünü vurguluyor. Birleşik bir ulusal çerçeve içinde dilsel ve kültürel çeşitliliği koruyarak eğitim, Suriyelileri birbirine bağlayan bir köprüye dönüşüyor; karşılıklı saygı ve ortak vatandaşlık yoluyla birliği güçlendiriyor.

