
Nevruz, Fars kökenli bir bayram olup İran Yeni Yılı’nın başlangıcını ve baharın gelişini simgeler. 3.000 yılı aşkın süredir kutlanan bu bayram, genellikle 19-22 Mart tarihleri arasına denk gelen ilkbahar ekinoksu ile örtüşür. Zerdüştlük geleneklerine dayanan Nevruz, zamanla Batı Asya, Orta Asya ve ötesinde geniş bir coğrafyada kutlanan kültürel bir bayrama dönüşmüştür. 2010 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası gün olarak tanınmaktadır ve bu da küresel etkisini yansıtır. Birçok kişi tarafından seküler bir etkinlik olarak kutlansa da bazı dini topluluklar için ruhani önemini korumaktadır.
Suriye’de Uzun Süre Bastırılan Bir Kutlama
Suriye’de Nevruz, özellikle Kürt topluluklar için daha derin bir siyasi ve kültürel anlam taşır. Esed rejimi yıllarca kamusal kutlamaları kısıtlamış, ateş yakma veya geleneksel Kürt kıyafetleri giyme gibi uygulamaları yasaklamıştır. Bu politikalar, bayramı bir kimlik ve direniş sembolüne dönüştürmüştür.
Bu durum, 2026 Ocak ayında çıkarılan 13 sayılı kararname ile Suriye hükümetinin Nevruz’u resmî tatil ilan etmesiyle değişti. Bu karar, devletin kültürel kapsayıcılık politikasında önemli bir değişime işaret etti. Şam ve diğer şehirlerde konserler, festivaller ve toplu etkinlikler planlandı. Birçok Suriyeli bu adımı, 1962 nüfus sayımından kaynaklanan vatandaşlık sorunları da dahil olmak üzere Kürtlerin uzun süredir devam eden taleplerine yönelik daha geniş reform çabalarının parçası olarak değerlendirdi.
Bayrak Olayı Kutlamalarda Gerilimi Tetikledi
Ancak bu yılki kutlamalar sırasında yaşanan bir olay bu iyimserliği test etti. Sosyal medyada yayılan bir videoda, Ayn el-Arab (Kobani) kentinde bir kişinin Suriye bayrağını indirdiği görüldü. Bu olay hızla geniş çaplı öfkeye yol açtı ve kuzey ile kuzeydoğu Suriye’de birçok bölgede gerginliklere neden oldu.
Kamışlı ve Haseke’de gruplar güvenlik merkezlerine saldırdı, araçlara zarar verdi ve bayraklar yakıldı. Yetkililer, devlet kurumlarının hedef alınmaya çalışıldığını bildirirken, güvenlik güçleri durumu kontrol altına almak için devriyeleri artırdı ve bazı bölgelerde kısıtlamalar uyguladı.
Yetkililer, Kürt sivillere yönelik olası saldırıları önlemek için müdahalede bulundu. Yerel bir olay olarak başlayan bu gelişme, kısa sürede daha geniş bir güvenlik krizine dönüştü ve bu hassas geçiş döneminde sembolik eylemlerin ne kadar hızlı gerilimi tırmandırabileceğini gösterdi.
Siyasallaşma ve Silahlı Gruplara Dair Endişeler
Yaşanan olaylar, kültürel bayramlar etrafında siyasi aktörlerin rolüne dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Analistler ve yerel kaynaklar, PKK ile ideolojik bağlantısı olduğu belirtilen Devrimci Gençlik Hareketi’nin (RYM) gerilimi tırmandırmış olabileceğine işaret etti.
Bu grup, geçmişte siyasi rakipleri hedef almak ve küçük yaştaki kişileri örgüte kazandırmak gibi tartışmalı faaliyetlerle suçlanmıştı. Son olaylardaki rolü net olmasa da gözlemciler, bu tür yapıların Nevruz gibi sembolik anları siyasi amaçlarla kullanabildiğini belirtiyor.
Demokratik Birlik Partisi ve Suriye Demokratik Konseyi gibi Kürt siyasi yapılar, bayrak olayını kınayarak bunun bölünmeyi körüklemek için kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Yapılan açıklamada, “Yaşananlar bölgenin iradesini yansıtmıyor” denildi ve birlikte yaşama vurgusu yapıldı.
Hükümetten Sükûnet ve Hukuki Sorumluluk Çağrısı
Suriye yetkilileri itidal çağrısı yaparak ulusal birliğin önemini yineledi. SDG entegrasyon sürecini takip eden Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcülerinden Ahmed el-Hilali, bayrak olayını kabul edilemez olarak nitelendirirken bunun mevcut anlaşmaları etkilemeyeceğini belirtti.
Güvenlik yetkilileri, ulusal sembollere yönelik saldırıların kabul edilmeyeceğini vurguladı. Halep’te bir iç güvenlik komutanı, “Suriye bayrağı kırmızı çizgidir” diyerek sorumluların yasal yollarla takip edileceğini ifade etti.
Savunma Bakan Yardımcısı Sipan Hamo da sükûnet çağrısı yaparak, hem bayrağın indirilmesi hem de buna karşı yapılan saldırıların aynı şekilde fitneye hizmet ettiğini söyledi. Siyasi ve askeri kurumlar, hukukun uygulanmasının yalnızca devlete ait olduğunu vurgulayarak gerilimin tırmanmasını önlemeye çalıştı.
Kırılgan Sükûnet ve Belirsiz Gelecek
Yaşanan olayların ardından gerilimi düşürme çağrıları kısa vadede etkili oldu. Yetkililer soruşturma başlatıldığını duyurdu ve vatandaşları bilgi paylaşmaya çağırdı. Aynı zamanda hukuki sürecin işletileceği vurgulandı. ABD temsilcisi Tom Barrack, taraflara itidal çağrısında bulunarak ulusal sembollere saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Birçok Suriyeli için bu yılki Nevruz bir dönüm noktası niteliğinde. Bayramın resmî olarak tanınması kapsayıcılık yönünde bir adım olsa da yaşanan olaylar bu sürecin ne kadar hassas olduğunu ortaya koydu. Kutlamalar sona ererken ülke, sembolik değişim ile kalıcı siyasi reform arasında hassas bir dengeyle karşı karşıya bulunuyor. Nevruz’un birleştirici bir an mı olacağı yoksa mevcut ayrışmaları mı derinleştireceği, önümüzdeki aylarda Suriye’nin yönünü belirleyebilir.

