
İşgalci İsrail’in askeri operasyonları, 7 Ekim 2023 saldırılarından bu yana Gazze, Lübnan ve güney Suriye’de önemli ölçüde genişleyerek bölgesel istikrarsızlık, sivillerin yerinden edilmesi ve İşgalci İsrail’in gelişen güvenlik doktrininin uzun vadeli etkilerine ilişkin endişeleri derinleştirdi.
Telegraph tarafından yayımlanan bir habere göre İsrail, Hamas’ın güney İsrail’e yönelik saldırılarından bu yana askeri kontrolü altındaki alanı yaklaşık 530 mil kare genişletti. Haberde, İsrail yetkililerinin gelecekteki saldırıları önlemek için gerekli olduğunu savunduğu, uluslararası olarak tanınan sınırlarının ötesinde “tampon bölgeler” oluşturma stratejisinin benimsendiği belirtildi.
Askeri genişleme artık birçok cepheye yayılmış durumda. Lübnan’da İşgalci İsrail güçleri, Akdeniz kıyısından Hermon Dağı’nın Suriye tarafına ve Ürdün sınırına yakın bölgelere kadar uzanan alanları kontrol ediyor.
Gazze’de İşgalci İsrail operasyonları, bölgenin büyük kısmını doğrudan veya dolaylı askeri kontrol altına alırken, güney Suriye’de ise ihlaller, kontrol noktaları ve tahkimat projelerinde istikrarlı bir artış yaşandı.
Güney Suriye Artan İhlallerle Karşı Karşıya
Son aylarda güney Suriye sakinleri, Kuneytra ve Dera illerinde neredeyse günlük İşgalci İsrail askeri faaliyetleri bildiriyor. Yerel kaynaklar, zırhlı araçların yer aldığı tekrarlanan ihlalleri, geçici kontrol noktalarını ve çobanlar ile çiftçiler dahil sivillerin gözaltına alınmasını belgeledi.
8 Mayıs Cuma günü İşgalci İsrail güçleri, birçok askeri araçla güney Kuneytra’daki Sayda el-Hanout köyüne girerek bir çobanı gözaltına aldıktan sonra bölgeden çekildi. Bu haftanın başlarında İşgalci İsrail devriyeleri, Dera’nın batısındaki Rafid beldesi ile Vadi er-Rakkad bölgesine girerek sivilleri aradı ve bölgedeki hareketliliği izledi.
İnsan hakları gözlemcileri, yalnızca Nisan 2026 boyunca güney Suriye’de kara ihlalleri, hava uçuşları ve topçu saldırıları dahil 254 İşgalci İsrail ihlali kaydedildiğini bildirdi. Olayların çoğu Kuneytra’da gerçekleşti.
Şam yönetimi bu operasyonları “Suriye egemenliğinin ihlali” olarak tanımlıyor. İsrail yetkilileri ise faaliyetlerin “İran destekli” silahlı grupların sınır yakınında mevzilenmesini engellemeyi amaçladığını savunuyor.
“Sufa 53” Tarımsal Yapıyı Değiştiriyor
Askeri ihlallerin yanı sıra İşgalci İsrail, güney Suriye’de “Sufa 53” veya “Büyük Fırtına” adı verilen proje kapsamında altyapı çalışmalarını da genişletti. 2022’de başlayan proje; hendekler, askeri yollar, gözlem noktaları ve işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki ateşkes hattına paralel uzanan tahkim edilmiş mevzileri içeriyor.
Hat, Kuneytra ilindeki birçok kasabadan geçerek kuzeyde Hadar’dan Ürdün sınırına yakın bölgelere kadar uzanıyor. Yerel yetkililer ve çiftçiler, inşaat çalışmalarının tarım arazileri ve otlaklara büyük zarar verdiğini söylüyor.
Kuneytra Medya Müdürü Muhammed es-Said, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada yaklaşık 12 bin dönüm tarım arazisi ve meranın kazı ve buldozer çalışmaları nedeniyle etkilendiğini belirtti. Bölge sakinleri, İşgalci İsrail güçlerinin açtığı hendeklerin su tahliye sistemlerini bozduğunu, toprak erozyonunu artırdığını ve yollar ile meyve bahçelerine zarar verdiğini ifade etti.
Güvenlik Stratejisi mi, Toprak Genişlemesi mi?
İsrail yetkilileri tampon bölgelerin toprak genişletme amacıyla değil, güvenlik kaygılarıyla oluşturulduğunu savunuyor. Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Kobi Michael, politikanın düşman grupları İsrail sınırlarından uzak tutmayı ve 7 Ekim’deki benzeri saldırıları önlemeyi amaçladığını söyledi.
Ancak eleştirmenler, bu politikanın uzun süreli askeri işgal ve demografik değişimler yoluyla bölgenin coğrafyasını yeniden şekillendirdiğini savunuyor. Telegraph’ın haberinde, İşgalci İsrail hükümetindeki bazı isimlerin söylemleri etrafında büyüyen tartışmalara dikkat çekildi. Bunlar arasında, “Büyük İsrail” kavramı çerçevesinde komşu topraklarda İsrail kontrolünün genişletilmesini savunan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yer alıyor.
Haberde görüşlerine yer verilen analistler, İşgalci İsrail güvenlik kurumunun öncelikli olarak “caydırıcılık” ve “doğrudan askeri kontrol” üzerine odaklandığını ancak toprak genişlemesinin boyutunun siyasi ve ideolojik kaygıları artırdığını kabul etti.
İnsani sonuçlar ise giderek ağırlaşıyor. BM tahminlerine göre Lübnan’da yaklaşık 1,3 milyon kişi yerinden edilirken, Gazze’de yaklaşık 2 milyon Filistinli devam eden askeri operasyonlar nedeniyle bölgenin yoğun nüfuslu batı kesimlerinde sıkışmış durumda.
İşgalci İsrail yetkililerinin tampon bölgelerden gelecekte çekilmeyi Hizbullah ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına bağlamasıyla birlikte analistler, birçok cephedeki mevcut askeri varlığın giderek daha kalıcı hale gelebileceği ve bunun da bölgedeki gerilimi azaltma çabalarını daha da karmaşıklaştırabileceği uyarısında bulunuyor.

