
ABD’nin ülkeye uygulanan son yaptırım rejimi olan Sezar Yasası’nı resmen yürürlükten kaldırmasının ardından Suriye bu hafta yeni bir siyasi ve ekonomik döneme girdi. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Şam’a bakan Kasiyun Dağı’ndan yaptığı televizyon konuşmasında bu anı değerlendirerek, yaşandığını söylediği yıllarca süren acıların ardından bunu “inşa döneminin başlangıcı” olarak niteledi.
X hesabında paylaştığı video mesajda Şara, Suriyelileri tebrik etti ve yaptırımların kaldırılması çağrılarına yanıt verdikleri için ABD Başkanı Donald Trump’a ve Kongre üyelerine teşekkür etti. Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’ye; bunun yanı sıra savaş sürecinde ve yaptırımların hafifletildiği geçen yıl boyunca Suriye’yi destekleyen Arap, İslam ve Avrupa ülkelerine şükranlarını sundu. Şara, “Bugün sizin gününüz, ey büyük Suriye halkı” dedi ve Suriyelilerin ülkeyi birlikte yeniden inşa edeceğini vurguladı.
Washington bir fırsat görüyor
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, X üzerinden yaptığı paylaşımda yaptırımların kaldırılmasını memnuniyetle karşıladı ve bunu “Suriye’nin toparlanması için bir fırsat” olarak tanımladı. Trump’ın “Suriye’ye bir şans verin” ifadesini alıntılayan Barrack, bu kararın ABD-Suriye ilişkilerinde yeni bir aşamayı deneme isteğini yansıttığını söyledi.
Barrack, Suriye’nin geleceğini dokuma bir Şam kumaşına benzeterek, Suriye toplumunu kumaşın güçlü yatay iplikleri, komşu ülkeleri ise farklılıklara rağmen birlikte çalışabilecek dikey iplikler olarak tanımladı. Bu iş birliğinin bölgede “hoşgörü, refah ve güven dolu bir on yıla” yol açmasını umduğunu ifade etti.
Kamu beklentileri ve siyasi baskı
Şam’da yaptırımların kaldırılması, hükümetin iç reformlar konusunda artık daha hızlı hareket edeceği beklentisini yükseltti. Başkentte öğretmenlik yapan Mahmud el-Esad, The New Arab’a yaptığı açıklamada, yaptırımların sona ermesinin gecikmeler için uzun süredir kullanılan bir gerekçeyi ortadan kaldırdığını söyledi.
Suriye hâlen tam olarak oluşmuş bir yasama organından yoksun ve siyasi partileri düzenleyen mevzuat da dahil olmak üzere kilit yasalar beklemede. Eleştirmenler ayrıca geçiş sürecinde ulusal diyalogdaki yavaş ilerlemeye ve siyasi, etnik ve dini grupların karar alma süreçlerine sınırlı katılımına dikkat çekiyor. Bu durum, SDG ve Hikmet el-Hicri’ye bağlı milisler gibi grupların engelleyici ve ayrılıkçı uygulamaları nedeniyle daha da karmaşık hale geliyor; zira bu gruplar Suveyda’nın geniş kesimlerinin ve Suriye’nin kuzeydoğusunun hükümet kontrolüne girmesini engelliyor.
Kuzeydoğu ve Güneyde Tamamlanmamış Dosyalar
Yaptırımların kaldırılması, çözülmemiş güvenlik ve yönetişim meselelerine yeniden dikkat çekti. Suriye’nin kuzeydoğusunda, Şara ile SDG komutanı Mazlum Abdi arasında 10 Mart’ta varılan anlaşma henüz hayata geçirilmedi. Bu durum, halkın Şam yönetimine dönüş yönündeki tepkilerine ve ABD ile Türkiye’nin entegrasyon baskısına rağmen bölgenin SDG kontrolü altında kalmasına yol açıyor.
Güneydeki Suveyda vilayetinde ise huzursuzluk ve dış destekli milisler sorunu devam ediyor. Vilayetten siyasi aktivist Adem Mesud el-Kak, The New Arab’a yaptığı açıklamada, ulusal birlik ve tarafsız yönetimin yatırım çekmek ve yoksulluk ile zayıf hizmetlerin tetiklediği yeni huzursuzlukları önlemek için temel unsurlar olduğunu söyledi.
Denetimle birlikte gelen fırsat
Sezar Yasası yeniden yürürlüğe konulamasa da Washington denetim araçlarını elinde tutuyor. ABD yasalarına göre başkanın, Suriye’nin terörle mücadele çabaları, azınlıklara muamele, 10 Mart mutabakatı gibi anlaşmaların uygulanması ve yolsuzluk, uyuşturucu ile insan hakları ihlalleriyle mücadeleye yönelik adımlar konusunda Kongre’ye rapor sunması gerekiyor.
İki raporlama döneminde olumlu değerlendirmelerin sunulamaması, bireylere yönelik hedefli yaptırımlara yol açabilir. Suriye açısından yaptırımların kaldırılması büyük bir dış engeli ortadan kaldırdı. Bunun kalıcı bir toparlanmaya dönüşüp dönüşmeyeceği ise artık büyük ölçüde ülke içindeki yönetişim, güvenlik ve kamu güvenine bağlı.

