
DEAŞ, son haftalarda Suriye genelinde artan sayıda saldırının sorumluluğunu üstlenerek, yıllar önceki toprak yenilgisine rağmen militan hücrelerin oluşturmaya devam ettiği tehdidi gözler önüne serdi. En dikkat çekici olaylardan biri, Şam’ın güneyindeki Seyyide Zeynep türbesinde görev yapan önde gelen Şii din adamı ve vaiz Şeyh Ferhan Hasan el-Mansur’un suikasta uğraması oldu.
DEAŞ, haftalık Nebe yayınında, savaşçılarının yoğun güvenlik önlemleri altındaki Seyyide Zeynep bölgesinde cuma namazı sonrası Mansur’un aracını hedef alan “nitelikli bir bombalı operasyon” gerçekleştirdiğini açıkladı. Fatımiye bölgesi yakınlarında Mansur’un aracına yerleştirilen patlayıcı infilak etti ve Mansur saldırıdan kısa süre sonra hayatını kaybetti.
Türbe yönetimi saldırıyı “insanlığa ve dini değerlere karşı aşağılık bir suç” olarak kınadı. Suriye İçişleri Bakanlığı ise saldırının “güvenlik ve istikrarı bozmayı amaçlayan sistematik girişimlerin bir parçası” olduğunu belirterek sorumluların takip edileceğini açıkladı.
Doğu Suriye’de Yeniden Artan Militan Faaliyetler
DEAŞ ayrıca bu hafta Haseke’nin batısında Suriye ordusuna ait bir otobüsü hedef alan pusunun sorumluluğunu da üstlendi. Örgütün Amaq haber ajansına göre militanlar, Aliya kasabası yakınlarında Suriyeli askerleri taşıyan otobüse ağır makineli silahlarla ateş açtı ve çok sayıda asker öldü veya yaralandı.
Suriye devlet medyası saldırıda iki askerin öldüğünü ve birkaç askerin yaralandığını bildirdi. Güvenlik güçleri daha sonra saldırının gerçekleştiği bölgede arama operasyonları başlattı. Bölgesel medya kuruluşlarının aktardığına göre bu pusu, Şubat ayından bu yana DEAŞ’ın Suriye hükümet güçlerine yönelik ölümle sonuçlanan ilk saldırısı oldu.
Saldırı, DEAŞ’ın Deyrizor, Rakka ve Halep illerinde üstlendiği son operasyonların ardından geldi. Örgüt Nisan ayında Halep’in kuzey kırsalındaki Rai kasabasında bir Suriye askeri personelini öldürdüğünü iddia etmiş, ancak yerel kaynaklar daha sonra kurbanın askeri bağlantısını tartışmalı hale getirmişti. DEAŞ ayrıca doğu Suriye’de İçişleri Bakanlığı mensupları ve petrol tesislerini koruyan güvenlik görevlilerini hedef alan saldırıları da üstlendi.
Hücre Tabanlı Operasyonlara Geçiş
Araştırmacılar, DEAŞ’ın 2019’da Bağuz’daki son toprak hakimiyetini kaybetmesinin ardından stratejisini değiştirdiğini belirtiyor. Örgüt artık toprak kontrol etmeye çalışmak yerine pusu, suikast ve vur-kaç saldırıları düzenleyen hareketli hücrelere dayanıyor.
Suriye çölü ve doğu illeri, geniş açık alanlar ve devam eden güvenlik boşlukları nedeniyle militan faaliyetler için elverişli zemin sunmaya devam ediyor. Analistler, örgütün Suriye güvenlik güçleri ve uluslararası koalisyon baskısına rağmen bu koşulları operasyonlarını sürdürmek için kullandığını ifade ediyor.
Saldırıların yeniden yoğunlaşması, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın 2024’te Esed rejiminin çöküşünün ardından devlet otoritesini pekiştirmeye çalıştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Güvenlik yetkilileri, dini figürleri ve askeri personeli hedef alan saldırıların gerilimi artırabileceği ve yıllar süren çatışmaların ardından ülkeyi istikrara kavuşturma çabalarını baltalayabileceği uyarısında bulundu.
DEAŞ artık Suriye’de toprak kontrol etmese de son saldırılar, örgütün birçok ilde koordineli operasyonlar gerçekleştirme kapasitesini koruduğunu gösteriyor. Suriye makamları olaylara ilişkin soruşturmaları sürdürürken etkilenen bölgelerde güvenlik konuşlandırmalarını artırıyor.

