
Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki görüşmeler, 10 Mart anlaşmasının entegrasyon kapsamında uygulanması için yıl sonu yaklaşırken kritik bir aşamada bulunuyor. Anlaşma, SDG’nin devlet kurumlarına, özellikle Suriye ordusuna katılımına yönelik adımları içeriyor, ancak ilerleme sınırlı kaldı.
Reuters’e göre, görüşmeler son günlerde Amerikan ve Türk baskısı altında hız kazandı; bu, yıl sonuna kadar hareketlilik göstermek için yapılıyor. Suriye, Kürt ve Batılı kaynaklar ajansa, gecikmelerden dolayı artan bir hayal kırıklığı olduğunu ve büyük bir atılımın pek olası olmadığını bildirdi. Raporda, ilerleme sağlanamaması durumunda kuzey Suriye’de istikrarı tehdit eden yeni bir askeri tırmanış riskinin artabileceği belirtildi.
Görüşmelere aşina beş kaynağa göre, Şam, yaklaşık 50.000 SDG savaşçısının üç ana tümen ve daha küçük tugaylar halinde yeniden düzenlenmesini önerdi. Reuters, bu önerinin SDG’nin bazı komuta yapılarından vazgeçmesini ve Suriye ordusu birimlerinin SDG kontrolündeki bölgelere girişine izin vermesini gerektirdiğini bildirdi.
“Bir Son Değil…”
Görünür sorunlara rağmen, SDG komutanı Mazlum Abdi, grubun yıl sonu geldiğinde dağıtılacağı yönündeki anlatıları çürütmeye çalıştı. Kürt Arian platformuna verdiği bir röportajda Abdi, yıl sonunun SDG için bir son olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
“Bazıları, 10 Mart anlaşması yıl sonunda sona erdiği için SDG’nin yıl sonunda biteceğini söylüyor, ancak bizim için bu yıl sonu bir başlangıçtır, son değil,” dedi. 2026’nın “yeni bir başlangıç” olacağını ve gelecek yılın “halkımıza hizmet edecek ve varlığımızı kanıtlayacak adımlar” getireceğini ekledi. Abdi’nin açıklamaları, görüşmelerin son tarihe kadar somut sonuçlar verip veremeyeceğine dair süregelen belirsizlikler arasında geldi.
Türk Pozisyonu ve Çözülmemiş Anlaşmazlıklar
Türkiye, zaman çizelgesinin aciliyetini vurguladı. Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, entegrasyon için belirlenen son tarihin yıl sonunda dolacağını ve Ankara’nın “her senaryoya” hazır olduğunu söyledi. Güler, entegrasyonun Suriye ordusu içinde bireysel bazda gerçekleşmesi gerektiğini, bağımsız bir yapı veya birim olarak yapılmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Güler, herhangi bir alternatifin gerçek bir entegrasyon oluşturmayacağını belirtti ve Türkiye’nin kuzey ve doğu Suriye’deki özerk veya yarı özerk SDG yapısına karşı duruşunu yineledi. Bu açıklamalar, Suriye devlet medyasının Suriye’nin kurtuluşu olarak nitelendirdiği olayın birinci yıldönümünü Lazkiye’deki Suriye Arap Ordusu askeri geçidiyle kutlaması gibi bölgesel işaretlerle eş zamanlı olarak geldi.
Görüşmeler üzerindeki şüpheler SDG liderliği içinde de kendini gösteriyor. Kadın Savunma Birlikleri komutanı ve müzakere heyeti üyesi Suzdar Haci, Şam ile yapılan görüşmelerin diyaloğun ötesine geçmediğini söyledi.
Haci, The Amargi’ye yaptığı açıklamada görüşmelerin “hiçbir ilerleme kaydetmediğini” ve son tarihin pratik adımlar atılmadan yaklaşmakta olduğunu uyardı. Fırat Nehri boyunca devam eden aralıklı çatışmaları, gerilimin azalmadığının kanıtı olarak gösterdi.
Haci, temel anlaşmazlığın SDG’nin yapısını korumak yerine savaşçıların bireysel olarak entegrasyonunu öngören öneriler üzerine olduğunu belirtti. Ayrıca, herhangi bir askeri birleşmenin, yönetimin gelecekteki biçimini tanımlayan siyasi ve kurumsal reformları takip etmesi gerektiğini ekledi ve güçlerinin yalnızca “demokratik” ve “temsilî ilkelere” dayalı oluşumlara katılacağını vurguladı.

