Üst düzey bir Türk heyeti, Pazartesi günü 21 Aralık’ta Şam’ı ziyaret ederek Suriye liderliğiyle görüşmeler yaptı. Ziyaret, ikili ilişkilerde yeniden ivme kazanıldığını ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) devlet kurumlarına entegrasyonunu öngören 10 Mart anlaşmasının uygulanması yönündeki baskının arttığını ortaya koydu. Görüşmeler Halk Sarayı’nda gerçekleşti ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile her iki ülkeden üst düzey bakanları kapsadı.
Türk heyetine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan başkanlık ederken, heyette Savunma Bakanı Yaşar Güler ve İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın yer aldı. Suriye tarafında ise Dışişleri Bakanı Es’ad Şeybani, Savunma Bakanı Marhaf Ebu Kasra ve Genel İstihbarat Başkanı Hüseyin es-Seleme görüşmelere katıldı.
Ekonomik, Güvenlik ve Bölgesel Öncelikler
Ortak basın toplantısında konuşan Es’ad Şeybani, Suriye-Türkiye ilişkilerini stratejik olarak nitelendirdi ve ekonomik, güvenlik ve siyasi alanlarda istikrarlı biçimde genişlediğini söyledi. Şeybani, Cumhurbaşkanı Şara’nın Türk heyetiyle, özellikle ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırmasının ardından ekonomik ve ticari iş birliğini, ayrıca istihbarat ve askeri koordinasyonu ve Suriyeli mültecilerin dönüşünü ele aldığını belirtti.
Şeybani, görüşmelerde terörle mücadele ve IŞİD’in yeniden canlanmasının önlenmesinin de ele alındığını, ayrıca kuzeydoğu Suriye için ortak bir vizyon geliştirilmesinin gündeme geldiğini söyledi. Rakka, Haseke ve Deyrizor’u kapsayan Cezire bölgesinin ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Şeybani, silahlı grupların entegrasyonundaki gecikmelerin istikrarı ve yeniden inşa çabalarını zayıflatacağı uyarısında bulundu.
10 Mart Anlaşması Mercek Altında
Her iki taraf da Şam ile SDG arasında imzalanan 10 Mart anlaşmasının önemini vurguladı. Şeybani, anlaşmanın ülkenin birliğini sağlama yönünde açık bir Suriye iradesini yansıttığını, ancak hükümetin SDG’den anlaşmayı uygulama konusunda ciddi bir taahhüt görmediğini söyledi. Şam’ın anlaşmayı ilerletmek için yakın zamanda bir öneri sunduğunu ve buna verilen yanıtın şu anda incelendiğini ifade etti.
Fidan da bu değerlendirmeyi yineleyerek, SDG’nin anlaşmayı hayata geçirme niyetine dair ciddi işaretler bulunmadığını söyledi. SDG’nin devlet kurumlarına entegrasyonunun tüm tarafların çıkarına olduğunu ve bölgesel istikrarı doğrudan etkilediğini belirten Fidan, Suriye’nin istikrarının Türkiye’nin güvenliğiyle yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
Türk Pozisyonu ve Dış Baskılar
Fidan, Türkiye’nin Suriye’nin istikrarını desteklemeye hazır olduğunu söyledi ve IŞİD’e karşı iş birliğinin ortak bir öncelik olduğunu vurguladı. Ayrıca İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarına değinerek, İsrail’e genişlemeci olarak nitelendirdiği politikalarından vazgeçmesi çağrısında bulundu.
Birkaç gün önce Türk Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk medyasına yaptığı açıklamada SDG entegrasyonu için belirlenen sürenin yıl sonunda dolacağını ve ilerleme sağlanmaması halinde Ankara’nın birden fazla senaryoya hazır olduğunu söylemişti. Güler, anlaşmanın tek devlet ve tek ordu ilkesine dayandığını, ancak henüz somut sonuçlar üretmediğini ifade etmişti.
Ziyaret, Esed rejiminin çöküşünün ardından Ankara ile Şam arasında hız kazanan üst düzey temasların bir yenisi olarak kayda geçti. Her iki hükümet de önümüzdeki ayların, varılan anlaşmaların sahada somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceğini test edeceği mesajını verdi.

