
Pazar günü, 28 Aralık’ta Suriye’nin sahil bölgesinde patlak veren protestolar, Lazkiye ve Tartus’ta şiddetli çatışmalara dönüştü. Resmî rakamlara göre, bir güvenlik görevlisi de dahil olmak üzere en az üç kişi hayatını kaybetti, 60 kişi yaralandı. Olaylar, Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi Başkanı Şeyh Gazal Gazal’ın gösteri çağrılarının ardından ve Humus’taki Ali bin Ebu Talib Camii’nin bombalanmasının ardından artan gerginlik ortamında yaşandı.
Pazar sabahı erken saatlerde, Lazkiye’nin güneyindeki Ceble sakinleri, okul duvarlarına yazılmış Esed yanlısı sloganlar görüldüğünü bildirdi. Bu sloganlar arasında “Esed ya da ülkeyi yakarız” ve “Sarayet el-Cevad geliyor” ifadeleri yer aldı. İkinci slogan, devrik rejimin güçlerinde görev yapmış eski bir subay olan Süheyl Hasan’a bağlı bir hücreye atıfta bulunuyor. Diğer duvar yazıları ise Hasan’ın liderliğinde sahil bölgesinde adem-i merkeziyetçilik çağrısı yaparak organize bir seferberlik korkularını artırdı.
Gösteriler Sırasında Şiddet Patlak Verdi
Gazal’ın federalizm ve siyasi reform talep eden, barışçıl olarak nitelediği kitlesel bir hareket çağrısının ardından “Onur Tufanı” adı verilen gösteriler Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama’nın batısındaki bazı bölgelerde düzenlendi. Gösteriler başlangıçta sakin şekilde başlasa da, yerel muhabirlerin aktardığına göre Lazkiye’de Tarım ve Ezheri kavşakları da dahil olmak üzere birçok toplanma noktasında daha sonra çatışmalar çıktı.
SANA’nın Lazkiye Sağlık Müdürlüğü’ne dayandırdığı haberine göre, devrik Esed rejiminin kalıntıları tarafından güvenlik güçleri ve sivillere yönelik saldırılar sonucu üç kişi öldü, 60 kişi yaralandı. Yaralanmalar arasında ateşli silahlar, taşlar ve kesici aletlerden kaynaklanan yaralar bulunuyor. SANA ayrıca, olaylara müdahale sırasında iki ambulansın da zarar gördüğünü ve hizmet dışı kaldığını bildirdi.
Lazkiye Valiliği İç Güvenlik Başkanı Tuğgeneral Abdülaziz Ahmed, güvenlik personeli ve göstericilerin çeşitli noktalarda kimliği belirsiz saldırganlar tarafından ateş altına alındığını söyledi. Devlet medyasında yer alan açıklamalara göre el-Ahmed, silahlı grupların gösterilere sızarak güvenlik noktalarını el bombalarıyla hedef aldığını ve İç Güvenlik Güçleri mensuplarının yaralandığını da ekledi.
Güvenlik Operasyonları ve Gözaltılar
Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine, Savunma Bakanlığı Medya ve İletişim Dairesi aracılığıyla yaptığı açıklamada, düzeni sağlamak amacıyla zırhlı araçlarla desteklenen Suriye ordusu birliklerinin Lazkiye ve Tartus merkezlerine girdiğini duyurdu. Lazkiye Valiliği Halkla İlişkiler Müdürü Nureddin Brimo ise, eski Esed rejimiyle bağlantılı olduğu düşünülen grupların kamu mallarına saldırdığını ve siviller ile güvenlik personeline ateş açtığını söyledi.
Pazar günü erken saatlerde İçişleri Bakanlığı, Ceble kırsalında Sarayet el-Cevad hücresine mensup bir kişinin yakalandığını açıkladı. Bakanlık, şüphelinin güvenlik noktalarına yönelik saldırılarda kullanılan silahları sakladığını itiraf ettiğini ve ifadesi doğrultusunda makineli tüfekler ile mühimmat ele geçirildiğini bildirdi.
Ayrı bir gelişmede, Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalara göre, sınır muhafızları Lübnan’dan Suriye’ye yasa dışı geçmeye çalışırken, aralarında devrik rejimin eski subaylarının da bulunduğu 12 kişiyi gözaltına aldı.
ArtanGerginlikOrtamındaSükûnetÇağrıları
Bu gelişmelerin gölgesinde, Kardaha’daki ileri gelenler ve sivil barış komiteleri yayımladıkları bir video açıklamasıyla, bölge sakinlerini oturma eylemlerine veya protestolara katılmamaya çağırdı. Açıklamada, ekonomik sıkıntıların veya mezhepsel gerilimlerin istismar edilmesine karşı uyarıda bulunulurken, tutukluların serbest bırakılması ve işten çıkarılan çalışanların göreve iadesi gibi talepler de kabul edildi ve birlik ile sükûnet çağrısı yapıldı.
Protestolar, Sağlık Bakanlığı’na göre cuma günü Humus’ta sekiz kişinin hayatını kaybettiği ve 18’den fazla kişinin yaralandığı cami bombalamasına ilişkin soruşturmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Yetkililer saldırıyı terör eylemi olarak nitelendirirken, Suriye sahilinin reform, hesap verebilirlik ve istikrar yönündeki rekabet halindeki talepler arasında ne kadar kırılgan bir güvenlik ortamında bulunduğuna dikkat çekti.

