
Suriye’nin kuzeydoğusunda güvenlik gerilimi tırmandı. 18 Ocak tarihli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yapılan anlaşma kapsamında Suriye ordusu birliklerinin Şeddadi bölgesine ilerlemesinin ardından, SDG’nin IŞİD tutuklularını Şam’a baskı aracı olarak serbest bıraktığı yönünde suçlamalar gündeme geldi. Suriye hükümeti, bu gelişmenin, SDG’nin hükümet güçlerinin Şeddadi Hapishanesi’ne saldırdığı yönünde yanıltıcı bir açıklama yayımlamasının ardından yaşandığını belirtti. Söz konusu hapishanede binlerce IŞİD üyesi bulunuyor.
SDG ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, Haseke vilayetindeki Şeddadi Hapishanesi’nin, “Suriye hükümetine bağlı” olarak tanımladığı güçler tarafından tekrarlanan saldırılara maruz kaldığını ve tesisin artık kendi kontrolünde olmadığını söyledi.
SDG, yaşananları “güvenlik felaketi” olarak nitelendirerek, bunu önlemeye çalışırken onlarca unsurunun öldüğünü ya da yaralandığını ileri sürdü. Ayrıca, defalarca yardım talep edilmesine rağmen yakınlardaki uluslararası koalisyon üssünün müdahale etmemesini eleştirdi. Açıklama SDG medya merkezi tarafından yayımlandı.
Analist ve yazar Aaron Y. Zelin, X sosyal medya platformunda yaptığı değerlendirmede, “Şam’dan, SDG’nin Şeddadi’de IŞİD tutuklularını serbest bıraktığı yönünde çok ciddi bir suçlama var. Son iki haftadaki tabloya bakıldığında, Şam’ın iddialarının doğrulandığı, SDG açıklamalarının ise yanlış çıktığı görülüyor” ifadelerini kullandı.
Yerel kaynaklar, yaşanan kargaşa sırasında sınırlı sayıda tutuklunun kaçtığını bildirirken, Suriye ordusu birliklerinin Şeddadi çevresinde kaçakları yakalamak için tarama operasyonları başlattığını aktardı. Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı daha sonra şehirde ve çevresinde sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini ve ordu birliklerinin hapishane ile çevresindeki alanları güvence altına aldığını doğruladı. Bu bilgi Suriye Arap Haber Ajansı tarafından duyuruldu.
Şam Suçlamaları Reddediyor ve Şantaj İddiasında Bulunuyor
Buna karşılık Suriye hükümeti, SDG’nin iddialarını reddederek sözde “özerk yönetimi” terör dosyasını siyasi ve güvenlik şantajı amacıyla kullanmakla suçladı. SANA tarafından aktarılan açıklamada, Şam yönetimi SDG anlatısının, uluslararası kamuoyunu yanıltmayı ve hassas bir dönemde kafa karışıklığı yaratmayı amaçlayan yanlışlıklar içerdiğini belirtti.
Açıklamada, “IŞİD hücrelerinin yeniden canlandırılması tehlikesine ilişkin uyarılar, siyasi manevra ve güvenlik baskısı taktiklerinden ibarettir” denildi. Devlet egemenliğinin ve hukukun yeniden tesis edilmesinin bu tür tehditlerle ilişkilendirilmesinin, zorla dayatılmış gayrimeşru bir yapıyı sürdürme girişimi olduğu vurgulandı.
Tutuklular ve Güvenlik İhlallerinin Sorumluluğu
Suriye devleti, tutuklama merkezlerini uluslararası kabul görmüş standartlara uygun şekilde güvence altına alma ve terörün yeniden canlanmasını önleme konusunda tam hazırlık içinde olduğunu ilan etti. Bu konunun bölgesel ve uluslararası güvenliğe yönelik bir sorumluluk olduğu belirtildi. Şam, IŞİD kaçışlarının kolaylaştırılması da dâhil olmak üzere her türlü güvenlik ihlalinden SDG’yi tamamen sorumlu tuttu ve bu tür eylemlerin savaş suçu ve terörle doğrudan iş birliği olarak değerlendirileceği uyarısında bulundu.
Operasyon Komutanlığı, arama faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından Şeddadi Hapishanesi ve yerel güvenlik tesislerinin İçişleri Bakanlığı’na devredileceğini açıkladı. Ayrıca, düzenli bir devir süreci için arabulucular ve SDG liderleriyle temas kurulduğunu, ancak bu girişimlerin reddedildiğini bildirdi.
İstikrar Açısından Daha Geniş Etkiler
Kriz, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG arasında pazar günü imzalanan ve ateşkes, SDG’nin bazı bölgelerden çekilmesi ile hapishane ve kamp yönetimlerinin devlet kurumlarına entegre edilmesini içeren daha geniş bir anlaşmanın parçası olarak yaşandı. Reuters, Türk güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde bu anlaşmayı tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.
Suriyeli yetkililer, meşru kurumların ve hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesinin, terörün sona erdirilmesi ve kuzey ile doğu Suriye genelinde uzun vadeli güvenlik ve istikrarın sağlanması için tek sürdürülebilir yol olduğunu vurguladı.

