
İsrail, ABD ve İran arasında tırmanan çatışma, yıllar süren savaşın ardından toparlanmaya çalan Suriye’de enerji tedarikini aksatıyor, siyasi hesapları yeniden şekillendiriyor ve kamuoyunda karmaşık tepkilere yol açıyor.
Suriye Enerji Bakanlığı son açıklamasında, elektrik tedarik saatlerindeki düşüşün Ürdün üzerinden gelen doğal gaz ithalatındaki azalmadan kaynaklandığını belirtti. Bakanlık, “Elektrik tedarik saatlerinde şu anda yaşanan düşüş, Ürdün üzerinden gelen doğal gaz ithalat miktarındaki azalmadan kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullanarak, “mevcut bölgesel tırmanış ve önceki anlaşmalara uygun şekilde gaz pompalamanın sürdürülememesi”ne dikkat çekti.
Söz konusu gaz Mısır’dan çıkıyor, Ürdün üzerinden geçerek Suriye’deki elektrik santrallerine ulaşıyor. Bölgesel çatışmanın şiddetlenmesiyle birlikte Mısır’ın ihracatı azaldı. Bakanlık, teknik ekiplerin mevcut yerel üretime dayandığını ve “elektrik şebekesinin istikrarını ve kesintisiz çalışmasını sağlamak amacıyla mevcut imkânlara göre tedarik saatlerini düzenlediğini” bildirdi.
Baskıları artıran bir diğer gelişmede, QatarEnergy, İran’a ait insansız hava araçlarının Ras Laffan Sanayi Kenti ve Mesaieed Sanayi Kenti’ndeki tesisleri hedef almasının ardından sıvılaştırılmış doğal gaz üretimini durdurduğunu açıkladı. Şirket, “QatarEnergy’e ait işletme tesislerine yönelik askeri saldırılar nedeniyle üretim durdurulmuştur” dedi. Kesinti sonrasında Avrupa gaz fiyatlarının yaklaşık yüzde 50 oranında arttığı bildirildi; bu durum daha geniş çaplı enerji şokunu gözler önüne seriyor.
Suriye ise ekonomik toparlanma ve bölgesel yeniden entegrasyon çabaları kapsamında egemenlik ve içişlerine müdahale edilmemesi vurgusunu öne çıkaran ölçülü bir söylem benimsedi. Körfez’den Levant’a kadar güç dengeleri çatışmalarla yeniden şekillenirken, Suriye bir yandan içeride acil sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor, diğer yandan yıllarca vekâlet savaşlarının sahası olduktan sonra rolünü yeniden tanımlayabilecek belirsiz bir bölgesel düzende yön bulmaya çalışıyor.

