
Kuzeydoğu Suriye’deki yetkililer, yerel yetkililer ve medya raporlarına göre Haseke’nin Şeddadi kentinde, daha önce SDG tarafından işletilen bir gözaltı tesisinin yakınında dokuz cesedin bulunduğu bir toplu mezar ortaya çıkardı.
Haseke Medya Müdürlüğü, 28 Mart Cumartesi günü yaptığı açıklamada, kalıntıların Haseke’nin güney kırsalında “Çin Hapishanesi” olarak bilinen yerin yakınında bulunduğunu belirtti. Açıklamada, kurbanların SDG’nin bölgeyi kontrol ettiği dönemde bu tesiste tutulmuş olabileceğine inanıldığı ifade edildi.
Yetkililer, ilgili kurumların kurbanların kimliklerini tespit etmek ve gömü alanının koşullarını netleştirmek için çalışacağını söyledi. Ölüm nedenleri veya sorumlulara ilişkin henüz resmi bir sonuca ulaşılmış değil.
Kimlik Tespit Çalışmaları ve Yerel Anlatımlar
Kurbanların kimliklerinin belirlenmesi süreci devam ederken, yerel kaynaklardan bazı ön tespitler ortaya çıkmaya başladı. Bölgesel medyada yer alan haberlere göre cesetlerden birinin, 2012’de ayrılan ve daha sonra 2021’de gözaltına alınan eski Suriye ordusu subayı Avad Hüseyin el-Halif’e ait olabileceği belirtiliyor.
Yerel anlatımlar, bazı kurbanların Ukaydat ve Mahasin toplulukları da dahil olmak üzere bölgedeki aşiretlerle bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Bölgedeki aileler kalıntıları teşhis etmeye başlarken, bu durum kamuoyunda artan endişe ve hesap verebilirlik çağrılarını güçlendiriyor. Çin Hapishanesi, geçmişte SDG tarafından işletilen en önemli gözaltı merkezlerinden biri olarak dikkat çekmiş ve yıllar içinde aralarında şüpheli militanların da bulunduğu binlerce tutukluyu barındırdığı bildirilmişti.
Toplu Mezar Bulgularında Daha Geniş Bir Örüntü
Şeddadi’deki keşif, son haftalarda Suriye genelinde ortaya çıkarılan benzer bulguların ardından geldi. 13 Mart’ta yetkililer, Dera iline bağlı Sanameyn bölgesindeki Tel Garaba yakınlarında 11 cesedin bulunduğu bir toplu mezar tespit edildiğini bildirdi. Mart ayının başlarında ise Şam yakınlarındaki Adra Sanayi Bölgesi’nde, inşaat işçilerinin kazı sırasında iskelet kalıntılarını ortaya çıkarmasının ardından Suriye Sivil Savunma ekipleri 14 kişiye ait kalıntıları çıkardı.
Sivil Savunma’ya göre kalıntılar, belirlenen protokoller çerçevesinde belgelenip toplandıktan sonra ilgili makamlara teslim edildi. Yetkililer, şüpheli gömü alanlarına müdahale edilmemesi konusunda halka çağrıda bulunarak, izinsiz müdahalelerin soruşturmaları tehlikeye atabileceği ve yasal prosedürleri ihlal edebileceği uyarısında bulundu.
Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Çağrıları Artıyor
Son keşif, yerel ve aşiret düzeyinde şeffaf bir soruşturma taleplerini artırdı. Toplum liderleri olayı ciddi bir insan hakları meselesi olarak nitelendirerek yetkililerin sorumluları belirlemesi ve kurbanlar ile aileleri için adalet sağlaması çağrısında bulundu.
Suriye İçişleri Bakanlığı, son dönemde SDG tarafından yönetilen bazı gözaltı tesislerinin kontrolünü devraldı; bunlar arasında Rakka’daki Aktan hapishanesi de bulunuyor. Bakanlık Ocak ayında yaptığı açıklamada, yasal prosedürlerin doğru şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla tutuklu kayıtlarını incelemeye başladığını duyurdu.
Haseke’deki soruşturmalar sürerken, bu keşif yıllar süren çatışmalar ve değişen kontrol alanları sırasında gözaltı uygulamalarına ilişkin çözülmemiş soruları yeniden gündeme getiriyor. Yetkililer, kimlik tespit çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı veya yeni bulguların ne zaman açıklanacağına dair henüz bir takvim paylaşmadı.

