
Suriye ve Ürdün, Amman’da düzenlenen Suriye-Ürdün Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ikinci oturumunda ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açtı. Suriye Dışişleri Bakanı Es’ad Şeybani ile Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen Safadi’nin eş başkanlık ettiği toplantıya iki ülkeden 30’dan fazla bakan katıldı ve bu, iki ülke tarihindeki en büyük resmi ikili buluşmalardan biri oldu.
Oturum, temel sektörleri kapsayan dokuz anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanmasıyla sonuçlandı. Anlaşmalar; sanayi ve ticaret, sağlık, sosyal işler, vakıflar, yükseköğretim, adalet, medya, turizm, posta hizmetleri ve elektronik ödemeleri kapsadı. Bu geniş kapsam, iş birliğinin diplomasiyle sınırlı kalmayıp kurumsal çerçevelere taşınması yönünde koordineli bir çabayı ortaya koydu.
Sınır Geçişleri ve Altyapı Planlarında İlerleme
Görüşmeler, ekonomik ve lojistik bağları güçlendirmeye yönelik somut adımlar da ortaya çıkardı. Karşılıklı yeni bir ithalat mekanizmasının 10 Nisan 2026’da yürürlüğe girmesi planlanırken, Nasib-Caber sınır kapısı uluslararası standartlara uygun hale getirildi. Bu adımın ticaret ve seyahati kolaylaştırması bekleniyor.
Ayrıca Suriye ve Ürdün, Türkiye ile birlikte bölgesel pazarları birbirine bağlayan kara koridorlarını etkinleştirmek amacıyla üçlü bir mutabakat zaptı oluşturdu. Yetkililer, Hicaz demiryolunun yeniden canlandırılması, Arap Gaz Boru Hattı’nın yeniden işletilmesi ve elektrik bağlantı projelerinin geliştirilmesini de ele aldı. Bu projelerin bölgesel transit ve enerji iş birliğini güçlendirmesi bekleniyor.
Su altyapısı da gündemin önemli başlıklarından biri olmaya devam etti, özellikle Yermuk havzasına ilişkin planlar öne çıktı. Sosyal alanlarda ise iki ülke her yıl 40 Suriyeli kanser hastasının Ürdün’de tedavi edilmesi konusunda anlaştı ve akademik burs değişim programlarının genişletilmesi kararlaştırıldı.
Güvenlik ve Bölgesel İstikrar Konusunda Siyasi Uyum
Şeybani, Ürdün’ün Aralık 2024’teki siyasi değişimlerin ardından Suriye ile temas kuran ilk ülkelerden biri olduğunu belirterek, bir ülkedeki istikrarın doğrudan diğerini güçlendirdiğini ifade etti. Konseyin artık devlet kurumları arasında iş birliğini organize eden merkezi bir mekanizma haline geldiğini söyledi.
Safadi ise toplantıyı, Kral II. Abdullah ve Ahmed Şara’nın siyasi vizyonunu yansıtan tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirdi ve uzun süredir devam eden ilişkilerin kurumsal devlet eylemine dönüştüğünü ifade etti. Şeybani, Ürdün’ün Suriye için Körfez ve Kızıldeniz’e açılan kapı olduğunu, Suriye’nin ise Ürdün’e Türkiye ve Avrupa’ya erişim sağladığını dile getirdi.
Güvenlik koordinasyonu görüşmelerde önemli yer tuttu. Her iki taraf da uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla mücadele için askeri ve istihbari iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yetkililer ayrıca Suveyda ve güney Suriye’ye ilişkin yol haritasının uygulanmasının önemini yeniden teyit etti.
Yeniden İnşa Süreci Yeni Dönemi Şekillendiriyor
Yeniden inşa, uzun vadeli öncelik olarak öne çıktı. Şeybani, eski rejimin düşüşünün ardından Suriye’nin yeniden inşasının ülkenin en büyük zorluğu olduğunu ve bunun Ürdün, Türkiye, Suudi Arabistan ve Avrupa Birliği dahil olmak üzere bölgesel ve uluslararası ortaklarla yakın koordinasyon gerektirdiğini belirtti.
Ayrıca daha önce ertelenen uluslararası bağışçılar konferansı için hazırlıkların yeniden başladığını ifade ederek, Suriye’nin coğrafi konumunu kullanarak yatırım çekmeyi ve bölgesel bağlantıları güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Konseyin son sonuçları, iki ülkenin toparlanma, altyapı ve bölgesel güvenlik ekseninde daha yapılandırılmış ve pragmatik bir ortaklığa yöneldiğini gösteriyor.

