
Haseke vilayetindeki Kasrak üssünün boşaltılması, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı kampanyayla 2014’te başlayan süreçte Suriye içindeki doğrudan ABD askeri varlığının sona erdiğini gösterdi. 16 Nisan Perşembe günü, zırhlı araçlar, lojistik ekipman ve kalan malzemelerin Ürdün ve Irak’a taşınmasının ardından son Amerikan konvoyu bölgeden ayrıldı.
Çekilmenin hemen ardından Suriye ordusunun 60. Tümeni’ne bağlı birlikler üsse girerek kontrolü devraldı. Suriye Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarına göre bu devir, son aylarda Rmeylan, Şeddadi ve Tanif’ten yapılan önceki çekilmelerin ardından koalisyon üslerinin devredildiği sürecin son halkasını oluşturdu.
Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Şam yönetimi, bu gelişmeyi “Suriye devlet otoritesinin artık kuzeydoğu ve sınır bölgelerine yayıldığının” bir göstergesi olarak nitelendirdi. Açıklamada ayrıca bu durum, SDG’nin ulusal yapıya entegrasyonu ve devletin terörle mücadelede tam sorumluluğu üstlenmesiyle ilişkilendirildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tim Hawkins ise “ABD güçleri Suriye’deki tüm üslerini Suriye güçlerine devretmiştir” ifadelerini kullanırken, terörle mücadelede ortaklara desteğin süreceğini belirtti.
Konvoylar, Ekipman ve Planlı Çekilme
Çekilmenin lojistik boyutu, sürecin ne kadar kapsamlı planlandığını ortaya koyuyor. Haseke’den gelen saha bilgilerine göre ekipman transferleri Şubat ayında başladı; ağır araçlar önce ara noktalara taşındı, ardından son konvoylar Ürdün topraklarına geçti.
Yerel kaynaklar, bazı ekipmanların son birlikler ayrılmadan önce imha edildiğini veya yakıldığını bildirdi. Bu uygulama, hassas askeri materyalin başka tarafların eline geçmesini önlemek için yaygın bir yöntem olarak biliniyor. Çekilmenin aşamalı yapısı da koalisyonun daha geniş planlamasını yansıtıyor. Reuters ve Associated Press’e dayandırılan bilgilere göre, yaklaşık 1000 ABD askerinin güvenlik değerlendirmesinin ardından birkaç ay içinde kademeli olarak çekilmesi planlanmıştı.
Paralel bir süreçte IŞİD bağlantılı tutuklulara yönelik operasyonlar da yürütüldü. Daha önceki koalisyon faaliyetlerinde, Haseke’de SDG kontrolündeki tesislerde tutulan bazı mahkumların önce Chinook helikopterleriyle, ardından kara konvoylarıyla Irak’a transfer edildiği bildirildi. Bu adım, Washington’un kuzeydoğu Suriye’deki uzun süredir devam eden operasyonel yüklerinden birini azaltmayı amaçladı.
ABD Çekilmesinin Siyasi Sonuçları
Siyasi açıdan bakıldığında çekilme, Şam yönetiminin ülkenin kuzeydoğusunda egemen kontrol sağladığı yönündeki iddialarını güçlendirirken, Suriye topraklarında yabancı askeri ortaklara duyulan ihtiyacı azaltıyor. Suriye yetkilileri bu adımı, ABD varlığını meşrulaştıran savaş koşullarının artık temelden değiştiğinin ortak bir kabulü olarak değerlendirdi.
Bu gelişmenin bölgesel etkileri de bulunuyor. Suriye’deki ABD üsleri uzun süre boyunca birden fazla rol üstlenmişti: IŞİD kalıntılarını kontrol altında tutmak, SDG operasyonlarını desteklemek, sınır hatlarını izlemek ve İran destekli geçiş yollarını sınırlamak. Bu üslerin kapanmasıyla bu sorumluluklar Suriye devlet kurumlarına devredilirken, sınır güvenliği ve aşırılık yanlısı hücrelerle mücadele konusunda doğrudan sorumluluk Şam’a geçmiş oldu.
ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı sona ermiş gibi görünse de sonuçları yeni ortaya çıkmaya başlıyor. Kara gücünün çekilmesi büyük bir jeopolitik aktörü sahadan çıkarırken, parçalı güvenlik ortamında IŞİD’in yeniden güç kazanmasını önleme sorunu hâlâ çözülmemiş durumda kalıyor.

